Bu Blogda Ara

11 Ağustos 2026 Salı

YENİ PARTİ İL BAŞK. CİHANGİR ŞİMŞEK’E ARZUHALİMDİR

 

Rahmetli Ulu Büyük Dedem arada bir hayret ifadesini bu sözlerle ifade ederdi. “Bir yaşıma daha girdim.” Bu yıl böyle olacak galiba…

Her yıl olduğu gibi yaza girerken rehavete gireceğimiz yerde… Bu yıl her gün bir başka şeylere şahit oluyoruz. Şimdi de kısaca” açılım” meseleleri bu sıcakta bizleri meşgul etmeye başladı. Ağustos sıcağımdan daha fazla terletir oldu.

Ancak,

“Büyüklerimiz” memleketi düzene sokmakta mahir oldukları için bu konuda (her ne kadar bazı kankanlarım hop oturup, kalksalar da) hiçbir tereddüdüm yok. Onlar işlerini bilirler.

Benim aklım fikrim fındıkta. Geçen gün bir yaşıtım “Yakup aha biz geldik gidiyoruz, bundan sonra beş-on sene idare ederiz zahir. Geride kalanlar düşünsün.” Dediğinde “adama bak ne de rahat” diye geçirdim içimden.

Öyle ya,

Yıllarca fındıkla cebelleş et, sonra gelinen nokta “sat anasını bak keyfine” modu. Arkadaşım da haklı. Gençlerin lügatinde fındık denen nesne yoksa biz ne yapalım? Değil mi ya…“al emekli maaşını yat aşağı.”

Diyecekseniz ki,

Başlıktaki Cihangir Şimşek’le fındığın ne alakası var? Malum olduğu üzere Cihangir Şimşek payitahtımız Ordu’nun Yeni Parti il başkanı. Bu yönüyle bağlantılıyız. Diğer yönüyle Ünye’nin eniştesi ve ilave olarak bir masada sohbet etmişliğimiz var.

Zannetmeyin ki,

Cihangir Şimşek’i eleyip beleyeceğim. Hani ileride lazım olur kabilinden. Dedim ya… Unumu eledim, eleğimi duvara astım. Çoluk çocuğun da keyfi yerinde. Bu yaştan sonra bize Çakır-tepede iki kulaç yer yeter. O da dünden hazır.

Bizim gibi kemale ermişler hele de yazar takımındansa bir açtılar mı ağızlarını durduramazsınız.

Rahmetli anacığım (nereden öğrenmişse) “kara şanzımanla yeni Vabis yapılmaz.” Derdi.

Malum, Ağustos ayı üskelek ayıdır. Bir gün rahmetli anam üskelekli bulguru elemişti de… “Alta düşenden bir pilavlık çıkar” demişti. Sefillik diz boyu… Ziyan olmasın kabilinden.

Bir de şunu derdi,

“Kocamana yeni urba giydirmekle damat edilmez.”

Bunlar hep dost yarenlikleri. Aziz arkadaşıma (yaşını başını almış ve yazar takımından olarak) naçizane, şu Ünye takımına bir hal çaresi bul. Yoksa bırakalım Vabis’i kara şanzımanı arar oluruz. Derim. Bu birincisiydi…

İkincisi,

Öteden beri biz “Ünyelüler” Orduluları başımızda “horoz biliriz. Bize çaktırmadan yapın bunu ki inat mı murat mı? Demeyelim. Eskiden başımıza Ankara kâhyaydı. Büyükşehirden sonra birdi iki oldu. Sebep olanlar utansın.

Üçüncüsü,

Yönünüzü Ankara’nın ağalarına çevirip “emriniz olur” demeyin. Bölgesel sorunlara kendiniz parmak atın. Siz çözüm üretin, merkezi siz yönlendirin. Yoksa seçimden seçime ağalar için yarış atı gibi koşturursunuz.

Dördüncüsü,

Gelen milletvekiline hesap veren değil, hesap soran olun.

Kıssadan hisse kabilinden… Daha ne diyeyim!?.. 

Hiç yorum yok:

YAZIK OLDU DENİZLERE

  Her şeyin bir tadı vardı. Bizim gibi yaşı kemale ermişlerin sıkça dillendirdiği bir cümledir. Hele de bugünlerde… Gerçi, insanlık tarihi...