Bu Blogda Ara

2 Kasım 2026 Pazartesi

ÜNYE’DE MEDENİLEŞİYORMUYUZ?

 

Geçtiğimiz günlerde yeni dolmuş sistemi ve güzergâhları devreye girdi. İyi de oldu. Yeni güzergâhlar belirlendi. Vatandaşların dolmuşlara ulaşımı daha da kolaylaştı. Ödeme sistemi kartlıya döndü. Para üstü dertleri kalktı. Artık durak harici indirme, bindirmeler olmayacak. Herhalde trafik bir nebze rahatlamıştır.

Ancak benim dikkatimi çeken bir başka durum var. “Zannederim Ünye medenileşmek konusunda bir adım daha attı.”

İlimiz Ordu’da dolmuşa bindiğimde, dolmuşların genel haline ve yolcularla şoförlerin davranış biçimlerine gıpta ederdim. Kural, disiplin, nezaket kendini hissettiriyordu. Bizimkilerin eski halini sormayın gitsin. Mesela, olur almaz yerlerde şoföre “beni indir” emirlerini çok duyardım. Yolcunun dolmuş daha yirmi metre gitmeden “beni indir” emrini duyan şoförün ne hallere girdiğini hisseder gibi olurdum. Bazı şoförler aldırmaz gibi görünseler de… Frene sertçe basarak ruh hallerini hissettirirdi. Kimi şoförlerde kabaca “olur” derdi. Ya da şoförlerin kaba bir sertlikte “ücretlerini ödemeyenler” naralarını işitmelere alışkındık.

Tüm bu alışkanlıklardan dolayı “halk yeni sisteme nasıl alışacak?” diye merak ederdim. Mahcup oldum, (arada bir geçkinlerin ve şehre arada bir gelenlerin acemilikleri haricinde) vatandaşlar gayet güzel uyum sağlamışlar. Bu emre itaat kültüründen mi yoksa serde olan medeniyete hasretlikten mi? Bilemem. Ama gayet de güzel uyum sağlamış halkımız. Bunda şoförlerin disiplinli ve nezaketli davranışlarının etkili olduğundan da eminim.

Kuralların ve buna bağlı olarak disiplinlerin pek kabullenilemeyecek kavramlar gibi gözükse de, zaman içerisinde karakter haline gelir. Bu da medeni yaşamın ayak izleridir bence.

Burada değinmeden geçemeyeceğim. İdeolojik söylem ve dayatmalar toplumu belki bir kalıba sokarlar ama medeniyeti getirdiğine inananlardan değilim. Mesela adım başı camii yapsanız bile, leş kokulu çoraplarla camiye girişin hoş olmadığını öğretmezseniz, medeniyetin yanından bile geçmemişisiniz demektir. Ya da sabah-akşam Atatürk’e methiyeler düzseniz bile… Eğer vatandaşa üstenci bakıyorsanız ve hor görüyorsanız bu sizin medeniyetten nasibinizi almadığınızın işaretidir.

Dolmuşların bu yeni sistemle çalışması, Ünye’de trafiği bir nebze rahatlatmıştır dedim. Buradan yola çıkarak; Son aylarda Ünye’ de birtakım trafik düzenlemeleri yapılıyor. Bu işin görevlileri her halde şehrimizdeki (özellikle son yıllarda) trafik keşmekeşliğine çare olsun diye yapıyorlar bu düzenlemeleri.

Bu işin uzmanı değilim. Derde çare ne kadar olur bilemem. Yaşım ve mesleğim gereği bildiğim bir şey varsa, o da tüm bu yeni uygulamaların geçici çözümler olduğudur. Büyüyen çocuğa eski urbalarını oldurmak için yapılan tadilatlara benziyor.

Vaktiyle,

Ünye’de trafik konusunda ilk düzenlemelerin rahmetli Cerrahoğlu döneminde yapıldığıdır. Mevcut yollar genişletildi, yeni yollar açıldı. Her ne kadar epeyi homurdanmalara neden olsa bile, şehrimizi epeyi rahatlattığı da inkâr edilemez. O zamandan beri lokal çözümler haricinde esasa girilmedi.

Şimdi yol ayırımına geldik. Yani köklü çözümler üretme ve yeni güzergâhların oluşturulması vakti geldi, geçiyor bile.

Bunlar neler olabilir? Ahkâm kesecek değilim. Diyeceğim sadece şu olabilir. “Bu iş (cumhuriyet meydanında olduğu gibi) ne oda başkanlarının toplantısı ile ne de (vakti bol) “Ünye sevicilerin” ilk akıllarına geldiğini söylediği ile olur. Bu tamamen uzmanların aylarca çalışıp ürettikleri çözümlerle olur. Ama “maaşlı uzmanların” değil, profesyonel uzmanların çalışmaları ile mümkündür. Tabii işverenin ne istediğini bilecek zekâya ve kesesindeki cukkaya da bağlı.

ÜNYE’DE MEDENİLEŞİYORMUYUZ?

  Geçtiğimiz günlerde yeni dolmuş sistemi ve güzergâhları devreye girdi. İyi de oldu. Yeni güzergâhlar belirlendi. Vatandaşların dolmuşlara ...