Bu Blogda Ara

18 Nisan 2026 Cumartesi

AKKUŞ BLD. BAŞKANI ve ÜNYE

 

Rahmetli atam “kahvede yerini bilmeyen haftada bir don eskitir” derdi. Hatırlatayım, Osmanlı Türkçesinde don “pantolon” demektir. Azerbaycan’da hala bu kelime kullanılır.

Sene 1987,

Bir akrabam, vaktiyle Ünye’den Merzifon’a tayin olmuş, ama oradan da bir başka ile tayini çıkartılan bürokrat arkadaşının tayininin durdurulmasıyla alakalı; benden zamanın milletvekiline tavassutta bulunmamı istedi.

Ben de milletvekiline durumu ilettim. Milletvekili bana dedi ki;

“Yakup gücümüz yeter ama bu ne adaba sığar, (o zamanlar etik kullanılmıyordu) ne de ahlaka. Sen benim yerimde olsan ve Amasya Milletvekili Ordu’ya müdahale etse, ne dersin?” Milletvekili haklıydı “kusura bakma abi” dedim.

Siyaseti takip ederim. Fakat günlük “şu şöyle olmuş, bu böyle olmuş gibi işi de magazinleştirmem.”

Geçen gün bir usta arkadaşımla büromda sohbet ederken “yahu mademki o kadar forsu vardı, üç-beş aydır Tekkiraz yolu perişan halde, onu yaptırsaydı ya…Yalıkahvesi’nden o ne?” Deyiverince ben de şaşırdım.

Meğer Akkuş Belediye Başkanı İsa Demirci’den bahsedermiş. Bunun gibi birkaç serzenişe daha şahit olunca Sn. Demirci’nin bu alakası da nereden geliyor diye merak edip, duayen gazeteci arkadaşıma sordum.

Sayın Demirci bir YouTube sohbetinde “Yalıkahvesi ‘ne el atacağım ve Büyükşehir Belediye Meclisinde konuyu gündeme getireceğim” demiş.

İyi de Akkuş Belediye Başkanının bu işe dahili ne? Diye merakla soruverdim duayen arkadaşıma. “Olmaz olur mu… Kendisi Büyükşehir Belediye Meclisinde AKP Grup Başkanvekili, gündeme getirme yetkisi var.” Deyiverdi.

Aslında bununla ilgili çok mesellerimiz var ama… Ben nezaketen bıyık altından gülmekle yetindim.

Efendim,

Tabiatta olduğu gibi hayatın her alanı boşluk kabul etmez. Mutlaka bir şekilde doldurulur. Siyasette bu işe dahildir. Eğer etki ve yetki alanında boşluk yaratırsan, eloğlu gelir hemen doldurur.

Bunda dolduranın kabahati yoktur, kabahat buna ön verendedir.

Demek ki memleketin ağası, oturduğu makamın ya idrakinde değil ya siyaseten gücü yetmiyor ya da boş vermiş “artık emekliye ayrılma zamanı” diyor. Her üçü de sakat. Çünkü bu iş “ben oynamıyorum” demekle de bitmez, emeklilikle de… Hakkını vereceksin, kaçarım, göçerim yok.

Fakat,

Benim hayretime giden (hadi diyelim ki siyaseten) Ünye iktidarı bunu görmezden geldi, yutkundu veya bir hesabı var. Muhalefete, sivil toplum örgütlerine, basına ve sosyal medyaya ne demeli? Onlarda da ses yok.

Gerçi burada CHP’yi ayrı tutuyorum, onlardan hayatta Ünye için el kadar bir şey ummam... Yaptıkları şey, Adıgüzel’i getirip Yalıkahvesi’nde kazık söktürmek.

Her şey bir tarafa,

Ünye’yi il yapma sevdasına düşenlerden hiç ses soluk çıkmadı. İl olmadan önce “önce rüştünü ispat et derler adama.” Benim il olmak konusunda böyle bir derdim yok. Sadece hatırlatayım dedim.

Lakin,

Hey gidi günler demeden de geçemeyeceğim. Vaktiyle “Yukarılısı da Cenikli’si de el pençe divan dururlardı.” Gel de hüzünlenme.

    ----------------------

Evime Saray Caddesinden giderken, yönümü sırf Yalıkahvesi merakımdan Sahil Yoluna çevirdim. Halbuki (elbette duayen abimizin hikmetinden sual sorulmaz) Sakura’ların bugünlerde dikilmeleri gerekirdi.

Yalıkahvesi demişken,

Büyükşehir belediyesi Yalıkahvesi’ndeki deşarj kanalının üzerine güneşlikler falan yapıyor. Hatta hafızam yanıltmıyorsa Sayın Hilmi Güler’in tanıtım afişi de vardı. Çay, çorba işini kimlere emanet ettiği umurumda değil.

Beni asıl meraklandıran,

Bir zamanlar, arada bir Yalıkahvesi’nde hacet kokusundan geçilmezdi. Umarım tekrarlamaz.

Bir de,

Sahil Yolundan giderken Çamlık girişindeki “Nahçıvan Kümbeti stili Japon Su Deposu” inşaatımızın çatısı tamamlanmak üzere. Açılışını ne zaman ve kimlerle yapacağız? Bu konuda da meraktayım.

Çamlık Kemer Köprümüzün temel inşaatı devam ediyor. Umarım Süleyman Şah mezarı gibi oradan oraya bir daha taşınmaz.

Ünye’den haberler bu kadar. Yazımıza meselle başladık…Meselle bitirelim.  “Aza nereye gidiyorsun demişler de… Çoğa gidiyorum demiş.” Şunu da yazmazsam hüccetten giderim vallahi… “Yukarılı’nın havasına… Cenikli’nin huyuna güvenme”

 

                         

 

Hiç yorum yok:

AKKUŞ BLD. BAŞKANI ve ÜNYE

  Rahmetli atam “kahvede yerini bilmeyen haftada bir don eskitir” derdi. Hatırlatayım, Osmanlı Türkçesinde don “pantolon” demektir. Azerbayc...