Bu Blogda Ara

19 Şubat 2026 Perşembe

GERİDE KALAN ÜNYE

 

Şehirler tarihi yolculuklarında inişli, çıkışlı yol izlerler. Gün gelir kültürde, medeniyette, ekonomide ileri giderler. Çekim alanları yaratırlar, her alanda merkez olurlar. Gün gelir dibe vururlar. Genelde bu dibe vuruş ekonomi alanında daha belirgin olur. Ama medeniyette dibe çöküş yavaş ilerler, genelde de fark edilmez. Ancak iyice dibe çöktüğünde fark edilir ama iş işten geçmiştir.

Ünye,

Biz Ünyeliler okumuşlukla, mürekkep yalamışlıkla, sosyal hayatımızın canlılığı ile övünürüz. Sosyal alandaki faaliyetlerimiz her zaman çevre il ve ilçelerde takdir görmüştür. İlkler hep bizde olmuştur. Ekonomik alanda çevremizin en zengini olamasak bile, sanatsal, eğlence ve sportif faaliyetlerimiz hep gıpta ile takip edilmiştir.

Şimdi,

Hiçbir sosyal faaliyeti olmayan, gece birkaç kafe dışında bomboş, sessizliğe bürünen ve “kitle” haline gelen bir topluluktan başka bir şey olamayan bir şehir.

Geçen yaz ortalarında gittiğim sanat müziği etkinliğinde aslında biz Ünyelilerin içten içe bu tür faaliyetlere hasret kaldığını gördüm. Beş yüz kişiyi aşkın (her kesimden) izleyicinin ilgi ve pür dikkat izlediği sanat gösterisi Ünye’ye (bu alanda) can suyu gibi geldi. Bize bu sanat müziğini sunanlar amatör bile olsalar, şehrimizdeki bu boşluğu fazlası ile hatırlattılar.

Bu sanatsal gösterinin, başta belediyemiz olmak üzere ilgili kurumlarca dikkate alınmasını beklerdim. Ama olmadı, olacağını da ümit etmiyorum.

Aslında, o gösterinin akabinde bu konu ile alakalı bir yazı yazmıştım. Sonra dedim ki “kime ne faydası olacak.” Yayınlamaktan vazgeçtim.

Geçen gün bir arkadaşım Fatsa’da gittiği sanat müziği gösterisini hasetle ballandırarak anlattığında Ünyelilik gururum kabardı. Biz neden geride kaldık?

Üzerinde düşündüm ve elbette kendimce fikirleştim, neticeye vardım.

1-   Değişen sosyal yapı, geçmişte bu konuda hassas olan kesimin ya göç etmesi ya da azınlığa düşmesi.

2-   Yeni gelenlerin bu konuda bihaber olması. Çok kazanmak ve harcamak derdine düşmesi.

3-   Toplumun siyasallaşması, her şeyi siyaset üzerinden tanımlaması.

4-   İktidarın sosyal faaliyet olarak kendi siyasal görüşü doğrultusunda toplumu yönlendirmesi ya da cendereye sokması. Mesela sosyal faaliyet olarak her bulduğu yere sosyal tesis yapması ve bunlarla övünmesi. Halbuki bu tür yatırımlar şehir yaşayanlarının sosyalleşmesini sağlamaz. Özellikle gençlerin kişilik gelişmesine zerre kadar faydası olmaz. Hatta zararı dahi vardır. İmkânı, parası olanların uğrak yerleridir, vakit geçirme mekanlarıdır buralar.

Bu tür sosyal faaliyetler tıpkı bayramlar gibi toplumu birbirine kaynaştırır. Her sınıftan, meşrepten insanlara birlikte olmanın hazzını yaşatır. Toplumun kültürünü geliştirir, medeniyette üst sıralara taşır.

      5-Muhalefetin de bu konuda hiçbir hassasiyetinin olmaması.

         Geçen aylarda CHP’nin Ordu mitingi dolayısıyla Ünye’ye gelen Ankara Etimesgut Belediye başkanı (Ünyeli) Erdal Beşikçioğlu Ünye basınına verdiği beyanatta “gelecek seçimde (birkaç belediyeyi de sayarak) Ünye’yi CHP’ye kazandıracağız.” Dedi.

Sayın Beşikçiğlu sanatçı. Hem de hatırı sayılır bir sanatçı. Ben de sanatçı olduğum için bu sözü çok rahat söyleyeceğim. “O sanatçı olabilir ama onda sanatçı ruhu yok.”

Çünkü,

Bir sanatçı her gittiği yerde (ait olduğu sanat alanında) araştırma yapar, o sanat alanı ile ilgili emareler arar, gözlemlerde bulunur. Bu diğer meslekler için de böyledir. Mesela, eğer doktorsa sağlık hizmetlerinin nasıl olduğunu sorar.

Beşikçioğlu’nun “burada ne tür sanatsal faaliyetler var? Size nasıl yardımcı olabilirim?” Demesi gerekmezmiydi. Gerçi CHP’lilerin de bu konuda talepleri olmamıştır ya… Ama sorarlar adama “iktidara gelip de ne yapacaksınız? Çıkınınızda, en önemlisi mayanızda ne var ki?

Atatürk’ü gözümüze dayarlar da… Atatürk’ün şu sözlerini akıllarına dahi getirmezler.

“Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş olur. Bir millet ki resim yapmaz, bir millet ki heykel yapmaz, bir millet ki fennin gerektirdiği şeyleri yapmaz; itiraf etmeli ki o milletin ilerleme yolunda yeri yoktur. Bir milletin sanat yeteneği güzel sanatlara verdiği değerle ölçülür.”

İlgililer diyeceklerdir ki “mekanlarımız müsait değil, hele bir kültür sarayımız yapılsın.”

1-   Eskiden sanatsal faaliyetler için salonlarımız mı vardı?

2-   Canım Belediye sinemasını yıkıp, yerine AVM yaptınız. Birileri bir şeyler kazandı da…  Toplum ne kazandı? Değdi mi?

3-   Sanat ehli olarak söylüyorum “sanat icrası için “lüküs mekanlara” ihtiyaç yoktur. Yeter ki gönüller istesin.

Kısaca… “Namazda gözü olmayanın Ezanda kulağı olmaz.”


Hiç yorum yok:

GERİDE KALAN ÜNYE

  Şehirler tarihi yolculuklarında inişli, çıkışlı yol izlerler. Gün gelir kültürde, medeniyette, ekonomide ileri giderler. Çekim alanları ya...